Senin Renklerin Nedir?

Bugün kurs verdiğim merkezden dönerken her zamanki gibi eve yürüyerek mi gitsem yoksa hemen yanımdan geçen minibüse mi binsem diye düşünürken kendimi yürümeye -aslında bacaklarım- çoktan karar vermiş buluyorum.

Ara sokaklardan yürüdüğüm için eve dönüş yolum biraz engebeli kâh yokuş çıkıyorum kâh yokuş iniyorum. Sırada ikinci o en dik yokuşumu çıkmaya başlamışken, bir el arabası çeken eskici gördüm. El arabasının üzerinde ağır yükler vardı belli. O dik yolu nasıl çıkacak diye izlemeye başladım. İçimden mümkün değil burayı çıkması diyordum, geri dönüp yolunu uzatarak geçmeli karşı caddeye. Ama pek geri döneceğe benzemiyordu, ittikçe itiyordu tam da ağır ağır ilerlemeye başlıyordu ki gücü yetmeyip geri kayıyordu. Bu adama yardım etmeli ama nasıl diye düşünmeye başladım. Kendime güvenmiyordum: “Sizinle birlikte yukarı doğru itebilir miyim?” demeye. Benim gücüm yetmez diye düşünüyordum. Derken yoldan bir genç geçiyordu ve: – “Şu adama yardım edelim mi” diye sordum. Genç çocuk önce ne dediğimi pek anlayamadı, yineledim sözümü. Omzunu silkerek: – “Olur” dedi. Adamın yanına gittik ve: – “Birlikte itelim” dedik. Adam bize öyle bir baktı ki gözlerinden belliydi bize şükrettiği. Altı kol bir gayretle itmeye başladık, ben ellerimi kaldırdım bir ara, durakladıklarını farkettim. Sevindim, gülümsedim gizlice, kol kaslarım sandığım kadar güçsüz değilmiş. Çıktık yavaşça düzlüğe, çektik ellerimizi arabadan. Adam bize gülümseyerek – “Sağolun, bugün karıma anlatacağım sizi.” dedi ve uzaklaştı.

Ben de yoluma devam ettim, sırada üçüncü yokuş vardı ama düşünmüyordum bunu da rahat bir şekilde yürüyeceğim nasılsa.

Farkında değiliz belki ama hayatta da sürekli dik yokuşlarla karşılaşıyoruz. Kimi zaman yalnız yürüyoruz kimi zaman da yanımızda yardım edebilecek birini bekleyerek. Elbette tek başına o yolu aşmak güzeldir, sana kendini tanıma imkanı verir. Güç katarsın benliğine. Ama bazen öyle bir yük biner ki üstünüze yalnız aşmak mümkün değildir. Yanınızda size destek olacak, sizi anlayacak birilerini ararsınız. Emin olun ki o kişiler aslında hep yanınızdaki kişilerdir. O anı bekliyorlardır. Size bu yükü birlikte taşımak için hazır olduklarını gösterecekleri anı. Böyle insanlar varsa çevrenizde sizden özeli yoktur. O özelliği siz kazanmışsınızdır. Karakteriniz bunu sağlamıştır. Stephen R. Covey: “Tekniğe hayat veren tek şey temeldeki iyiliktir.” sözüyle gayet iyi anlatmış. Unutmayın siz buna değersiniz.

Reklamlar

Comments on: "Mutluluk Bazen Bir El Arabasını İtmede" (2)

  1. mtGnr said:

    Güzel ve anlamlı bir çalışma olmuş fakat bitiş kısmındaki bağlantıyı kuramadım.

    • ranacakirkaya said:

      teşekkür ederim gnrmete, son paragraf henüz tamamlanmamıştı. Buna dikkat etmen beni mutlu etti.
      Tekrar düzenleyip paylaşacağım. Eleştirilerinizi her zaman bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: