Senin Renklerin Nedir?

Etrafı ağaçlarla çevrili bir parkın, en ıssız köşesinde, üzerinde kedinin bile oturmaya cesaret edemediği kadar soğuk bir bankta oturuyorum. Burada oturmamın tek sebebi insanların beni görmemesini sağlamaktı. Sanırım başardım çevremde beni şaşkınlıkla süzen birini görmedim henüz. Bekleyişim o kadar ki ıssız ve yalnız. Belki farkedilmek istiyorum belki hiç istemiyorum. Bu durumumdan memnun muyum? Hayır! Kim böyle yaşamak ister ki. İşte hayat bazen insanı bu hale sokabiliyor. Bir tek ben miyim diyorsun bunu hisseden el ele ya da gülerek arkadaşlarıyla sohbet eden insanların geçtiğini görünce. Bu hale nasıl mı geliyor insan? Düşünün ki bu günlerden önce hayallerini gerçekleştirmiş her günü dopdolu çalışarak geçiriyorsun. İş çıkışı sevdiklerine zaman ayırmaya can atıyorsun çünkü senin iş yoğunluğunu hafifleten tek şey arkadaşınla bir iki sohbet etmek kah gülmek kah hüzünlenmek. İşte aldın dopingi ve yarın kaldığın yerden devam, gün yine yoğun ama mutlu biter. Şunu iyi biliyorum: Çalıştığın kadar mutlusun! İnsanı diri tutan tek şey karşılıklı olarak iyiliklerde bulunarak geçen gündür.
O günlerimi özledim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: